Afetlere karşı dayanıklı yapıların temelinde doğru yalıtım çözümleri var!
13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü sebebiyle doğal afetlere karşı yapıların dayanıklılığında yalıtımın rolü yeniden gündeme geldi.
Deprem, yangın ve sel gibi yıkıcı doğal afetler karşısında binaların ayakta kalabilmesi, kriz anından çok daha önce alınan koruyucu tedbirlere dayanıyor.
Yapı güvenliğinin sadece afet meydana geldiğinde değil, henüz tasarım ve inşaat aşamasında ele alınması gereken çok boyutlu bir süreç olduğu vurgulanıyor.
Isı, su ve yangın yalıtımı uygulamaları, binaların mukavemetini koruyarak hem kullanım ömrünü uzatıyor hem de can ve mal emniyetini güvence altına alıyor.
Özellikle su yalıtımı eksikliği, binaların iskeletini oluşturan taşıyıcı sistemler için sinsi bir tehdit oluşturuyor. Betonarme yapılara sızan nem ve su, donatı çeliklerinde korozyona (paslanmaya) yol açarak taşıyıcı gücü hızla tüketiyor.
Bilimsel veriler, yeterli su yalıtımına sahip olmayan binalarda donatı taşıma kapasitesinin 10 yıl gibi kısa bir sürede yüzde 66 eridiğini, kıyı bölgelerindeki yapılarda ise bu kaybın yüzde 70 seviyesine tırmandığını ortaya koyuyor. Taşıyıcı gücünü kaybeden binaların olası bir sarsıntıda yıkılma riski de katlanarak artıyor.
Kaynak: Emlakkulisi