İçeriğe geç
  • Dolar 49,3433 ▲ %0,18
  • Euro 55,2409 ▼ %0,29
  • Sterlin 65,2949 ▼ %0,13
  • Gram Altın 6.654,09 ▲ %1,65
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,43 ▲ %2,85
  • Bitcoin 4.075.894 ▲ %2,66
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Mimari ve Tasarım

Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı

Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından kapılarını yeniden açtı.

Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı

Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından kapılarını yeniden açtı.

(Fotoğraflar: İBB)

İstanbul müzik hafızasında ve kültür-sanat yaşamında müstesna bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından 7 Ekim Çarşamba günü kapılarını yeniden açtı. Büyük usta Cemal Reşit Rey'in aramızdan ayrılışının yıl dönümünde düzenlenen özel açılış töreninde, salona kazandırılan yeni yaşam alanları, dijitalleştirilen dev arşiv ve sanatın dönüştürücü gücü vurgulandı.

Açılış törenine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB'nin üst yönetimi, sanatseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan açılış töreninde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul'un hafızasında önemli bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, yıllardır şehrimizin sanat hayatına ev sahipliği yaptı. Bize düşen, böylesine kıymetli bir kültür mirasını korumak ve geleceğe taşımaktı. Bu nedenle salonumuzda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdik. Çünkü daha fazla insanımız buraya gelsin, buradan faydalansın istedik. Zira biz sanata erişimi vazgeçilmez bir yurttaşlık hakkı olarak görüyoruz. Kültür ve sanat bir şehrin ruhunu besler; insanların birlikte yaşama kültürünü güçlendirir. Tam da bu nedenle 2019'dan bu yana bu anlayışla çok güçlü bir dönüşüm başlattık. Uzun yıllar kapalı kalan, İstanbul'un gündelik hayatından kopan çok kıymetli yapıları yeniden şehre kazandırdık. Müze Gazhane, Artİstanbul Feshane, Muammer Karaca, Bulgur Palas, Çubuklu Silolaları ilk aklıma gelenlerden… Muammer Karaca'da da perdeleri açtık. Burada da açıyoruz. Çok yakında Haldun Taner ve Reşat Nuri sahnelerimizde de buluşacağız. Aslında baktığımızda biz İstanbul'un hakkını İstanbul'a teslim ediyoruz. Çünkü bu mekânlar zaten İstanbullunun, dahası bütün dünya insanlarının hakkı. Çünkü İstanbul, yolu bu şehirden geçen herkese ait bir şehir. Doğu ile Batı burada karşılaştı. Farklı diller, inançlar, sesler ve estetik anlayışlar yüzyıllar boyunca bu şehirde birbirine dokundu.

Biz de İstanbul'un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul'un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak."

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat ise konuşmasında şunları söyledi:

"Biz restorasyona başladıktan çok kısa bir süre sonra burada küçük bir yangın çıktı, belki basından duydunuz. Çünkü aslında Cemal Reşit Rey'in artık 40 yıla yaklaşmış zamanında, sürecinde mekanik tesisatların tamamı artık yok olmuş noktadaydı ve yangın riskiyle karşı karşıyaydı. Ki şükürler olsun restorasyona aldıktan sonra tesisatta oluşan yorgunluktan başlayan bir sistemle biz zaten kanalları açtığımızda görmüştük. Alandaki bütün makine, ekipman, tesisat sistemlerinin tamamı artık ömrünü tamamlamıştı.

Gördüğünüz bütün ses sistemleri, bütün elektrik aksamları, bütün havalandırma, iklimlendirme aksamları baştan aşağı bu restorasyonda güncel teknolojiyle yer değiştirdi. Sahne teknolojisinin ihtiyaç duyduğu bütün sistemler yenilendi. Burası tabii bir konser salonu olduğu için öncelikli olarak ses sistemleri çok önemliydi. Kendileriyle hakikaten gurur duyduğumuz ses teknisyeni arkadaşlarımız Türkiye'nin en iyileridir. Cemal Reşit Rey'in bir okul olma özelliğinin teknisyenler açısından da bir değeri vardır. Bütün ses sistemlerini tekrar yenilediğimiz ve buradaki ekipmanları yeniden güncellediğimiz bir çalışmadan geçti. Çatıda ciddi yalıtım sorunları vardı, bunları elden geçirdik ve fuayede ve diğer noktalarda gördüğünüz mimari sorunları giderdik. Ne yazık ki iyi bir kafesi ya da hiçbir kafesi yoktu. Dünyada böyle bir alanın sadece konser izlemek ya da etkinlik sırasında gidilip kullanılması diye bir değer yoktur. Orayı yaşarsınız, randevularınızı orada verirsiniz, çalışmalarınızı orada yaparsınız. Cemal Reşit Rey Salonu'nun artık bir kafesi ve restoran alanı var. Aynı zamanda bir açık alan dinlenme noktası ve bir kütüphanesi var, direkt açık bir servis veriyor ve burada sanat kitaplarından oluşan bir alan var.

Bununla beraber kendi programı içerisinde güzel bir haber, çoğu kimsenin haberi olmayan bir durum olabilir, Cemal Reşit Rey'in başlangıcından bugüne yapılan bütün etkinlikler kayda alınmıştır ve Cemal Reşit Rey'in çok iyi bir arşivi vardır. Bu arşivin tamamı da dijitalizasyon ve arşiv sistemi içerisinde elden geçti. İnşallah yakında onu da kullanıma, erişime açık bir şekilde gidereceğiz. Tabii konser kayıtları telife de konu olduğu için onun kullanımı apayrı, özel kapalı devre olmuş olacak. Biz 2 yıllık süre zarfında Cemal Reşit Rey'de sanat yönetimini bir danışma kurulu eliyle yürütmeye karar verdik. Çünkü danışma kurulu artık tekil sanat yönetmenlerinden çok daha farklı yönleri olan insanların içinde olacağı bir yöntemle ilerlemesi gerektiğine inanıyorduk. Bu anlamda Profesör Doktor Evrim Hikmet Öğüt, Doçent Doktor Nil Kocamangil, Yiğit Özatalay ve Kamil Özler hocamız ve sevgili Can Kalaycıoğlu, aynı zamanda direktörümüz olan arkadaşımızın koordinasyonunda beşli bir koordinasyon kurulu buranın sanat yönetimini ve programını oluşturuyor. Biz 100 yıl sonra şunu söyleyebiliriz Türk Beşlileri hikâyesinden bugüne: Artık dünyada sanat ve kültür tartışmaları klasik olarak Doğu-Batı sentezli ve vulgarize bir tartışmayla gitmiyor. Artık dünya çok kültürlü, çok boyutlu ve çok eş zamanlı yaşayan bir şekilde ilerliyor. O yüzden bizim önümüzde başka bir ödev olarak hem yerelin hem de dünyanın eş zamanlı duyulması, bir ülkenin, bir toplumun kendini ifade edebilmesi kanalı olarak kültür ve sanatı baş tacı olarak tutabilmesi gibi konular öne geliyor. Ve bu yılın programı bu çerçevede hazırlanan bir duyarlılıkla farklı müzik tarzları, farklı ifade tarzlarıyla oluşmuş bir programa sahip olacak."

Protokol konuşmalarının ardından program, Adrian Prabava & Airam Hernandez & CRR Senfoni Orkestrası'nın konseriyle devam etti.

Kaynak: Yapi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…