Kiracıyız parasızız tabut binada yaşamaya mahkumuz
Türkiye nüfusunun neredeyse yarısı kirada yaşıyor. Yaşadıkları binaların depreme dayanıklılığı konusunda bilgileri yetersiz. Türkiye'de her 10 kişiden 6'sı deprem konusunda kaygılı olmasına rağmen, yaşadıkları binada risk tespiti yapmayanların oranı yüzde 75'i buluyor.
ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Türkiye'de her 10 kişiden 6'sı deprem konusunda kaygılı.
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği'nin (Türkiye İMSAD) Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırma Raporu'na göre, nüfusun yüzde 58.3'ü deprem konusunda kaygılı ya da çok kaygılı. Yaşadığı bölgeyi çok riskli görenlerin oranı ise yüzde 54'ü buluyor. Bina güvenliği algısında 'güvenli değil' diyenlerin oranı yüzde 20.8 iken, bina risk tespiti yaptırmayanların oranı yüzde 74.5'i buluyor. Binanız için daha önce risk tespiti yaptırdınız mı? sorusuna kiracıların yüzde 77.8'i 'hayır yaptırmadım' yanıtını verdi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 42.1'inin kiracı olması nedeniyle kentsel dönüşüm ve güçlendirme süreçlerinde karar alma süreçlerine katılamıyor. Bu kiracıların riskli yapıların dönüştürülmesinde söz sahibi olmasına da engel oluyor. Mülkiyet sahibi olmayanlar, binanın riskli bulunması durumunda tahliye ve yerinden edilme korkusunu da yoğun şekilde yaşıyor. Kiracılar 'barınma hakkını kaybetme kaygısı'nı yoğun olarak yaşıyor.
EKONOMİK ZORLUK VAR
Ev sahiplerinin yüzde 64.4'ü binalarını güvenli bulurken, kiracılarda bu oranın yüzde 51.4'e düşüyor. Güvensizlik algısının kiracılarda (yüzde 28.1) ev sahiplerine (yüzde 16.3) kıyasla neredeyse iki katı olması; deprem riskinin bir mekânsal adalet sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Kiracılar, ekonomik zorluklar nedeniyle genellikle daha eski ve denetimsiz konut stokuna yöneliyor. Üstelik yaşadıkları binayı dönüştürme veya güçlendirme konusunda hiçbir söz hakkına sahip değiller. Araştırmaya göre, ev sahibinin önceliği mülkiyet haklarını korumak iken, kiracının temel önceliği doğrudan can güvenliğidir.
Dar gelirlilerin yüzde 37.5'i binalarının depreme karşı riskli olduğunu öğrense dahi bir şey yapamayacağını vurguluyor.
KORKUYU HAZIRLIĞA DÖNÜŞTÜRMELİYİZ
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, "Depremden korkuyoruz ama korkuyu hazırlığa, endişeyi güvene dönüştürmeliyiz. Güvenli yapı, doğru verinin, doğru mühendisliğin, doğru tasarımın, nitelikli malzemenin, doğru uygulamanın ve etkin denetimin birlikte işlemesiyle ortaya çıkar. Bu zincirin her halkası doğrudan insan hayatına dokunur" diye konuştu.
% 77.8
'Binanız için daha önce risk tespiti yaptırdınız mı?' sorusuna kiracıların yüzde 77.8'i 'Hayır yaptırmadım' yanıtını verdi.
% 28.4
'Depreme karşı yeterince hazırlıklıyım' ifadesine katılım oranı kiracılarda yüzde 28.4, ev sahiplerinde yüzde 35.3 olarak ölçüldü.
YÜZDE 45.5'İ HAZIR DEĞİL
Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırma Raporu'nda şu tespitlere yer erildi:
- Toplumun yaklaşık yüzde 60'ı depremin ağır ekonomik sonuçları yıkımı karşısında savunmasız.
- 'Depreme karşı yeterince hazırlıklıyım' ifadesine verilen yanıtlara göre katılımcıların yüzde 15.1'i 'hiç katılmıyorum', yüzde 30.4'ü 'katılmıyorum' dedi. Böylece 'hazır değilim' diyenler yüzde 45.5'e çıkıyor.
- 'Depreme karşı yeterince hazırlıklıyım' ifadesine katılım oranı kiracılarda yüzde 28.4, ev sahiplerinde yüzde 35.3 olarak ölçüldü. Buna karşılık ifadeye katılmama oranı kiracılarda yüzde 49.7 olarak ölçüldü.
- Toplumun üçte ikisi yani yüzde 67'si olası bir afete karşı kendini savunmasız hissediyor.
- Toplumun yüzde 73'ü evinde hazır bir deprem/acil durum çantası bulunmadığını ifade etti.
Kaynak: Nefes