Konut Fiyatlarındaki Reel Düşüş Satışları Artırmıyor
Satış Çözümleri kurucusu, Motto Turkey Yönetim Kurulu üyesi Soner Keleş, konut fiyatlarındaki reel düşüşe rağmen satışlarda bir artış olmadığını belirtti.
Emlakkulisi'nin haberine göre, Satış Çözümleri kurucusu ve Motto Turkey Yönetim Kurulu üyesi Soner Keleş, son dönemde konut fiyatlarında görülen reel düşüşe rağmen satışlarda kayda değer bir artışın yaşanmadığını ifade etti ve konuta erişimdeki zorlukların temel nedenini, son beş yılda yaşanan aşırı fiyat artışlarına bağladı.
Türkiye'de konut fiyatları Ağustos ayında TL bazında bir önceki aya göre yüzde 0,9 artış gösterdi. TCMB Konut Fiyat Endeksi’ne göre, yıllık olarak nominal artış yüzde 23 seviyesinde olurken enflasyondan arındırılmış (reel) bazda ise yüzde 6,5 azalma kaydedildi. Konut fiyatlarında 2024 yılından bu yana 30 ayın 29’unda reel düşüş görüldü.
Yüksek mevduat faizleri nedeniyle nakit paranın alternatifi güçlenirken krediye erişimin zorlaşması alıcı talebini baskılıyor ve ikinci el piyasalarda ilan fiyatları ile fiili satış değerleri arasındaki farkın daralmasına yol açıyor. Faizlerin yüksek olması, alım gücü kaybı ve krediye erişimdeki sıkıntılar talebi baskılarken, fiyatlarda sert bir düşüşten çok reel bir düzeltmenin söz konusu olduğu ifade ediliyor.
Bu tablo, Türkiye gayrimenkul piyasasında konut fiyatlarının realizasyon yoluyla gerçekçi seviyelere çekildiğini işaret ediyor; son yıllarda yaşanan fahiş fiyat artışlarının ardından ilan fiyatları ile alıcıların ödeme gücü arasındaki makas açılmıştı. Satıcılar, pazarlık masasında ciddi indirimler yapmaya yönelirken özellikle ikinci el konut pazarında alıcı lehine bir fırsat penceresi oluşuyor.
Diğer yandan toplumsal olarak konutta erişilebilirlik sorunu sürüyor. Orta gelir grubunun konuta erişimi tarihin en kısıtlı dönemlerinden biri olarak görülüyor. Fiyat artış hızı yavaşlasa da 2021’deki hızlı sıçrama ile ortalama metrekare fiyatında beş yıllık dönemde 10 kata varan artış yaşandığına işaret ediliyor.
Günümüzde konut fiyatı artışının yavaşlaması, ancak satın alma gücü daralması ve finansman engellerinin ihtiyaç sahipleri için konuta erişimi zorlaştırmaya devam ettiği belirtiliyor. Bir kişinin konut sahibi olması için sadece satış bedeli değil, peşinat, kredinin maliyeti, aylık taksitler, mevcut kira gideri ve hanehalkı geliri gibi pek çok unsur değerlendirilerek karar veriliyor ve özellikle kiracı ailelerin durumunun daha kırılgan olduğu vurgulanıyor.
Artan inşaat maliyetleri, işçilik ve arsa maliyetlerindeki yükselişler yeni konutların üretim maliyetini yukarıda tutmaya devam ederken TÜİK Ağustos 2026 verilerine göre inşaat maliyetleri yıllık yüzde 29,59 artış kaydetti. Malzemede yüzde 28,72, işçilikte yüzde 31,20 olarak gerçekleşen artışlar, konut üretiminde maliyetleri yükseltiyor ve talep yavaşlasa bile yeni konut üretiminde fiyat düşümünü zorlaştırıyor.
TCMB’nin Yeni Kiracı Kira Endeksi Ağustos ayında yıllık yüzde 26,4 yükseldi. Böylece yeni kiracı kiralarındaki artış, konut fiyatlarındaki yüzde 23’lük artışın üzerinde kaldı. Yine de yeni konut üretiminin kısıtlı olması, konuta erişimdeki zorluklar ve arz-talep dengesizliği kiralık konuta talebi canlı tutuyor.
Ev sahibi olma hayalini finansman maliyetleri nedeniyle erteleyen aileler, mevcut barınma ihtiyaçlarını kiralık konutlarla karşılamaya yöneliyor ve bu durum kısıtlı kiralık konut stoğunda baskıyı artırıyor. Arzın yeni üretimle desteklenememesi, kiralık konutları bulmayı güçleştirirken, fiyatların enflasyon oranlarının üzerinde kalmasına zemin hazırlıyor.
TürkAta Haber Ajansı