İçeriğe geç
  • Dolar 49,7645 ▲ %0,14
  • Euro 55,7643 ▲ %0,07
  • Sterlin 66,5036 ▼ %0,08
  • Gram Altın 6.431,50 ▲ %0,73
  • Çeyrek Altın 10.552,26 ▲ %0,17
  • Gümüş 86,78 ▲ %0,72
  • Bitcoin 3.995.549 ▲ %0,12
  • BIST 100 11.039,13 ▼ %0,70

Konut Kredisi ve Finans

Konut satışlarında faiz ve talep baskısı

Konut satışlarında faiz ve talep baskısı

TÜİK verilerine göre eylülde konut satışları düşerken, sıfır konut satışları arttı. Uzmanlar, faiz indirimlerinin ertelenen talebi canlandırabileceğini ancak fiyat dengesinin kritik olduğunu vurguluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan eylül ayı istatistikleri, ülke genelinde 142 bin 390 konutun el değiştirdiğini ortaya koydu. Toplam satışlarda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,3’lük bir gerileme yaşanırken, sıfır konut satışlarının yüzde 3,9 oranında yükselmesi dikkat çekti. Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri, konut fiyatlarının yıllık bazda nominal olarak yüzde 22,3 arttığını, ancak enflasyondan arındırıldığında reel bazda yüzde 5,7 oranında düştüğünü gösterdi.

Emlakkulisi'nde yayınlanan habere göre, piyasa dinamiklerini değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, alım kararlarında finansman imkânlarının ve uzun vadeli getiri potansiyelinin belirleyici hale geldiğini ifade etti. Doğan, geleneksel yatırım reflekslerinin yerini daha kapsamlı analizlerin aldığını belirterek, “Piyasada yalnızca fiyatların yükselmesine odaklanan geleneksel yatırım refleksi geride kalıyor. Günümüz alıcı profili, mülkün lokasyon avantajından kira getirisine, bina niteliğinden gerçek piyasa karşılığına kadar çok yönlü bir hesaplama yapıyor. Bilhassa borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiği konjonktürde, gayrimenkulün doğru ve adil fiyatla satışa sunulması her zamankinden daha kritik hale geldi” dedi.

İpotekli satışların yıllık yüzde 5,1 artışla 23 bin 397 adede ulaşması, sektörün finansmana olan hassasiyetini teyit ediyor. Doğan, mevcut faiz ve kredi sınırları nedeniyle alım kararını erteleyen geniş bir kitle olduğunu vurgulayarak, “Ev sahibi olma niyetinde olan ancak mevcut faiz ve kredi sınırları nedeniyle alım kararını erteleyen ciddi bir kitle bulunuyor. Finansman maliyetlerinde görülebilecek olası gevşemeler, bu bekleyen talebi yeniden piyasaya yönlendirecektir. Bununla birlikte kalıcı ve dengeli bir canlanma için sadece krediye ulaşım yeterli değil; satış fiyatlarının hane halkının ödeme kapasitesiyle uyumlu bir noktada buluşması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Sektörün orta vadeli görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, konuta erişilebilirliğin önümüzdeki yılların ana gündem maddesi olacağını dile getirdi. Doğan, “2027 yılına doğru ilerlerken gayrimenkul dünyasının en temel başlığı konuta erişilebilirlik olacaktır. Barınma ve mülk edinme ihtiyacı canlılığını koruyor; fakat bu ihtiyacın somut satışlara dönüşmesi gayrimenkul fiyatları, finansman koşulları ve reel gelir seviyelerinin dengelenmesine bağlı. Bu çerçevede yatırımcıların da anlık dalgalanmalara kapılmak yerine, varlığın kalıcı değeri ile uzun vadeli nakit akış potansiyeline yönelmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

TürkAta Haber Ajansı
Emlak Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…